Süt Kompozisyonunu Etkileyen Faktörler

Süt ve süt ürünleri, insan beslenmesinde önemli bir yere sahip olan temel hayvansal gıdalardır.  Küresel süt üretiminin yaklaşık %96’sını büyükbaş hayvanlarımızdan sağlarken, inek sütü %83’lük devasa bir payla başı çekmektedir. İçme sütü olarak çok tükettiğimiz ve peynir, yoğurt gibi birçok ürünün ana maddesi olduğu için inek sütünü diğer hayvanların sütlerine göre çok daha iyi tanımaktayız.

Gelişmiş ülkelerdeki hayvancılık uygulamalarında yetiştiriciler, çiğ sütü satarken sütün besin değerine ve kalitesine göre fiyatlandırma yapmaktadırlar. İşin ekonomik boyutuna baktığımızda ise en önemli iki temel bileşen süt yağı ve proteindir. Süt bileşenleri arasında besleme uygulamalarından en fazla etkilenen unsur ise süt yağıdır.

Üretilen sütün kompozisyonu bize ineklerle ve çiftlikte olan bitenlerle ilgili çok şey anlatır! Bir süt sığırı işletmesinde yüksek süt verimi ve döl verimi için birden fazla kritik kontrol noktaları oluşturmalı ve bu noktalardan elde edilen verileri iyi değerlendirilmesi gerekir. Unutmamak gerekir ki ölçmediğimiz bir şeyi yönetemeyiz. Bu kritik noktalardan biri de ürettiğimiz sütün kompozisyonudur.

Veteriner Hekim Cihan ÜNAL- Balyem ARGE Uzmanı

Süt Kompozisyonunu Etkileyen Faktörler

Sütümüzün yapısını temel olarak su, protein, yağ, laktoz ve mineraller oluşturur. Sütün bu içeriğini nelerin değiştirdiğine bakarsak, karşımıza iki ana başlık çıkar:

  1. Genetik Faktörler
  2. Diğer Faktörler
  3. Besleme ile ilgili faktörler
  4. Besleme dışındaki faktörler

Genetik Faktörler

Kalıtım derecesi, anne ve babanın özelliklerinin yavruya ne oranda geçtiğini gösterir ve 0 ile 1 arasında bir değer alır. Değer 1’e yaklaştıkça ilgili özelliğin genetik etkisi artar. Süt yağı ve proteininin kalıtım derecesi sırasıyla ortalama 0.56 ve 0.55’tir. Yani bu rakamlara göre, sütteki yağ ve protein miktarındaki çeşitliliğin %55’i ineklerin genetiğinden gelirken, geriye kalan %45’lik kısım dış etkenlerden kaynaklanır. Kısacası, ahır şartları ne kadar mükemmel hale getirilirse getirilsin, ineğin doğuştan gelen genetik kapasitesinin üzerinde bir süt yağı veya proteini alınması maalesef mümkün değildir. Aynı şekilde, inekler dünyanın en iyi genetiğine sahip olsa bile, onlara iyi bir çevre ve bakım sunulmazsa potansiyellerine ulaşmaları, yani genetiklerinin desteklediği süt yağ ve proteinini vermesi beklenemez.

Tabloya baktığımızda farklı ırklar arasında en çok çeşitlilik gösteren süt bileşeni yağ iken, protein içeriğindeki çeşitlilik orta seviyede ve laktoz içeriğindeki çeşitlilik ise en az seviyede olduğu anlaşılmaktadır. Hatta aynı ırk içindeki inekler kıyasladığında bile en büyük farkın süt yağı oranında, en az farkın ise yine laktoz oranında görülmektedir.

Diğer Faktörler; Beslenme ile ilgili faktörler

1.Beslenmenin süt kompozisyonu üzerine etkisi

Bir işletmenin kârlılığını ve sürdürülebilirliğini sağlamanın en temel yolu, kaliteli süt üretimi gerçekleştirmektir. Süt yağı ve proteini üzerine çok ciddi etkisi olduğu için yetiştiricilerin en çok dikkat etmesi gereken konu beslemedir. İneğin işkembesini mutlu eden ve fonksiyonlarını geliştiren besleme programları, süt verimini de zirveye taşır. Sağmal ineklerinizde iyi bir besleme programının sırrı; işkembede parçalanan protein ile enerjinin dengeli olması ve kaba yemden gelen lif miktarının uygun düzeyde olmasıdır.

İşkembede oluşan asetik ve bütirik asit miktarı arttıkça süt yağı oranı yükselme eğilimi gösterirken, propiyonik asit miktarındaki artış süt yağı oranını düşürebilmektedir. İşkembedeki bu dengeyi; rasyonunuzdaki kaba ve kesif yem oranınız, yeminizin fiziksel yapısı, kullandığınız karbonhidratın kaynağı ve türü, hammaddeleri işleyip işlemediğiniz ile hayvanları günde kaç kez, nasıl yemlediğiniz belirler.

2.Pik dönemdeki süt verimi ve yem tüketimi

İneklerimiz erken laktasyon dediğimiz dönemde yeterince yem yiyemezlerse negatif enerji dengesine girer. Yani harcadıkları enerjiyi yedikleri yemden tam olarak karşılayamazlar. Böyle bir durumda inekleriniz maalesef yağı ve proteini düşük bir süt verir. Eğer bu kritik dönemde ineklerinizin yeterince yem yemesini sağlarsanız ve ihtiyacı olan enerjiyi onlara verirseniz, inekleriniz pik süt verimi döneminde daha uzun süre kalır.

Kazanan bir yetiştirici olmak için ineklerin günlük yem tüketimi, süt verimleri, ahırdaki bakım-besleme şartları ve süt kalitesi sürekli kontrol altında tutulmalıdır. Yem tüketiminin kesintisiz sürmesi için yemleme saatlerine, rasyon kurgusuna, ahır koşullarına ve diğer çevresel faktörlere büyük önem verilmelidir.

3.Kaba ve kesif yem oranı

Sütte istenilen düzeyde süt yağı elde edebilmek için rasyondaki kaba yem oranının %40-60 arasında olmasına özen gösterilmelidir. Eğer kaba yem bu oranın altına düşerse işkembede asitlik artar ve hayvanın asidoz olma tehlikesi yükselir. Asidoz tehlikesiyle birlikte selüloz sindirimi yavaşlar ve sonuç olarak süt yağı dibe vurur. Sadece miktar değil, kaba yemin çeşidi ve parça büyüklüğüde süt yağında oldukça etkilidir. Un gibi çok ince öğütülmüş kaba yemler, normal boyuttaki kaba yemlere göre işkembede daha fazla propiyonat üretilmesine sebep olur ve bu da süt yağını düşürür.

4.İşlenmiş tahılların kullanımı

Yemlerdeki tahılların öğütme, kırma veya ısıtma gibi yöntemlerle işlenildiğinde içindeki nişastanın sindirilmesi kolaylaşır ve işkembede propiyonik asit üretimi artar. Eğer hayvanın ihtiyacından daha fazla nişasta ve şeker gibi karbonhidrat verilirse, mikrobiyal protein üretimi artsa bile süt yağ yüzdesi ve süt verimi maalesef düşecektir. Rasyonunuzdaki protein ve karbonhidratları doğru oranda kurgulamak, işkembedeki fermantasyonun en verimli şekilde gerçekleşmesini sağlar; bu da hem süt veriminizi hem de sütünüzdeki kaliteyi artırmanıza yardımcı olur.

Diğer Faktörler; Beslenme dışı faktörler

1.Mevsim

Sütünüzdeki yağ ve protein oranları havanın serin ve düşük sıcaklıklarda olduğu mevsimlerde, yıllık ortalamanızın üzerine çıkarken; havanın sıcak olduğu dönemlerde daha düşük seyreder. Bunun en temel sebebi, bunaltıcı sıcaklık ve nemin ineklerin kuru madde tüketimini azalmasıdır; enerji alımı azalıp, açık karşılanamayınca süt yağı ve proteininde de düşüş görülür.

2.Sağılan gün sayısı ve yaş

İneklerin doğumdan sonraki sağılan gün sayısına bağlı olarak sütteki yağ ve protein oranları değişiklik gösterir. Ağız sütünde en tepe noktada olan bu oranlar, doğumdan sonraki birinci aydan sütün zirve yaptığı pik döneme kadar düşer, laktasyonun sonlarına doğru ise tekrar yavaş yavaş yükselir. Laktasyon ilerledikçe süt yağ oranı nispeten sabit kalmaya çalışırken süt protein oranı düşüş gösterir. Hatta inek yaşlandıkça, örneğin beşinci laktasyonda bu düşüş %10-15’leri bile bulabilmektedir.

3.Hastalıklar

Hastalıklar süt sığırlarında süt verimi, kalitesi ve kompozisyonunu etkiler. Süt kompozisyonu dendiğinde akla ilk gelen ve en çok çalışılan hastalık olan mastitis; süt yağını düşürür ve sütün yağ yapısını bozar. Mastitis yüzünden süt yağında yaklaşık %10, sütün yapıtaşları olan kazein ve laktozda ise %15 civarında kayıp yaşanır. Ayrıca mastitis, sütün kalitesini gösteren somatik hücre sayısını da arttırır. Somatik hücre sayısı bir mililitrede 500 bini aşarsa, sütün mayalanma süresi uzar ve yapılacak peynirin kalitesi düşer.

4.Üretim seviyesi ve ekipman

İneklerde süt verimi ile süt yağı ve proteini arasında negatif bir ilişki vardır. İneğinizin süt verimi arttıkça, o sütün içindeki yağ ve proteinin oranı azalır.

Ayrıca unutulmamalıdır ki süt üretimine uygun olmayan sağım aletleri veya süt soğutma tanklarındaki problemler de sütünüzdeki yağ oranını düşürebilir.

Kaynakça

  1. Gabriella, A. V., and Virginia, A. I. (2007). Managing nutrition for optimal milk components. Western Dairy Management Conference, March 7-9 Reno, NV.
  2. Schroeder, J. W. (2012). Dairy cow nutrition affects milk composition. North Dakota State University Extension Service AS1118.
  3. Looper, M. (2012). Factors affecting milk composition of lactating cows. University of Arkansas. Research-Extension Service Publication.
  4. Jenkins, T. C., and McGuire, M. A. (2006). Major advances in nutrition: impact on milk composition. Dairy Sci., 89:1302-1310.
  5. Heinrichs, J., Jones, C., and Bailey, K. (2005). Milk components: understanding the causes and importance of milk fat and protein variation in your dairy herd. Pennsylvania State University Cooperative Extension Service. DAS 05-97 July.
  6. Özek, Kasım. 2015. “Süt Sığırlarında Süt Kompozisyonunu Etkileyen Faktörler ve Besleme-Süt Kompozisyonu İlişkisi.” Bahri Dağdaş Hayvancılık Araştırma Dergisi 4 (2): 37–45.