Sığırlarda Şap Hastalığı ile Mücadele ve Besleme Yönetimi

Sığırlarda Şap Hastalığı ile Mücadele ve Besleme Yönetimi
Hayvancılıkta kârlılığın temeli sürü sağlığıdır. Şap hastalığı ise hem süt hem de döl verimini olumsuz etkileyerek kârlılığı azaltan en kritik tehditlerden biridir. Unutmamak gerekir ki salgın kapıyı çaldığında ödeyeceğimiz fatura, onu içeri sokmamak için alacağımız önlemlerden katbekat fazladır. Bu mücadelede sürüyü ayakta tutan asıl güç; tavizsiz biyogüvenlik ile hasta hayvanlara uygulanacak doğru besleme ve bakım stratejileridir.
— Veteriner Hekim Cihan ÜNAL – Balyem AR-GE Uzmanı
Büyükbaş hayvancılık işletmelerinde sürdürülebilir kârlılık; kesintisiz süt üretimi ve düzenli döl verimine dayanır. Bu iki temel parametrenin korunması ise doğrudan sürü sağlığına bağlıdır. Yayılma hızı ve yol açtığı verim kayıpları açısından sektörün karşılaştığı en kritik tehditlerden biri şap hastalığıdır. Unutulmamalıdır ki ölçmediğimiz ve kontrol altına almadığımız riskleri yönetemeyiz. İşletmelerimizin geleceği; tavizsiz biyogüvenlik, stratejik aşı yönetimi ve salgın periyodunda hayvan direncini ayakta tutan rasyon uygulamalarına bağlıdır.
Şap Hastalığının Özellikleri ve Bulaşma Yolları
Şap hastalığı çift tırnaklı hayvanlarda görülen, son derece bulaşıcı viral bir enfeksiyondur. Şap 7 farklı türü bulunur. Türler arasında çapraz bağışıklık yoktur ve bir türe karşı aşılanmış olmak diğerine karşı koruma sağlamaz.
Türkiye, virüs hareketliliğinin yoğun olduğu bir kuşakta yer almaktadır. Ülkemizde 2023’te görülen SAT-2 ve ardından 2024-2025 döneminde saptanan SAT-1 türleri, sahadaki suş değişimlerini izlemenin ve aşı eşleştirmesinin önemini ortaya koymuştur.
- Doğrudan Temas: Hasta hayvanların salyası, idrarı, dışkısı, sütü ve patlayan ağız içindeki kabarcıkların (vezikül) sıvıları yüksek miktarda virüs saçar.
- Hava Yolu: Virüs solunum havasıyla yayılır; uygun rüzgâr ve nem koşullarında 100 kilometreye kadar taşınabilmektedir.
- Dolaylı Bulaşma: Virüsün bulaştığı ahır ekipmanları, yemlikler, nakil araçları, ziyaretçiler ve bakıcı çizmeleri virüsü işletmeler arasında taşır.
- Kontrolsüz Hayvan Girişleri: Sağlık raporu bulunmayan hayvanların sürüye katılması en yaygın salgın nedenidir.
Klinik Belirtiler
Kuluçka süresi 2 ila 14 gün (ortalama 3-5 gün) arasındadır. Hastalık yüksek ateşle başladıktan sonra süreç hızla ilerler ve ateşi izleyen 12-24 saat içinde lezyonlar belirir:
- Yüksek Ateş ve İştahsızlık: Vücut sıcaklığı 40-41 °C’ye yükselir; yem tüketimi ve süt verimi aniden düşer.
- Salya Akışı ve Ağız Yaraları: Ağızda şapırtı sesiyle birlikte çeneden ipliksi, köpüklü salya akar. Dil, damak, diş eti ve dudaklarda oluşan su dolu kabarcıklar patlayarak açık, ağrılı yaralara dönüşür; hayvan kuru yem çiğneyemez.

- Topallık ve Tırnak Lezyonları: Koroner bant ve tırnak aralarındaki yaralar nedeniyle hayvan basamaz, sürekli yatar. İlerleyen vakalarda tırnak düşmesi şekillenebilir.

- Meme Lezyonları: Meme başındaki yaralar tedaviyi imkânsız kılar ve mastitis vakalarını tetikler.

- Genç Hayvanlarda Kalp Kası İltihabı: Erişkinlerde ölüm oranı %2-5 iken, buzağılarda virüs doğrudan kalp kasına yerleşerek kalp kası iltihabına (Miyokarditis) yol açar; içi su dolu kabarcıklar görülmeden ani ölümler yaşanabilir ve ölüm oranı %50-60’a ulaşabilir.
Şap Hastalığının Ekonomik Boyutu
Şap hastalığının maliyeti doğrudan üretim kayıpları ile dolaylı giderlerin toplamından oluşur:
- Verim Kayıpları: Hasta bir inekte laktasyon başına ortalama 600 litre süt kaybı (yaklaşık 210 dolar) şekillenir; kronik vakalarda süt kaybı %80’e ulaşabilir. Besi hayvanlarında ortalama %5-10 canlı ağırlık kaybı görülür.
- Döl Verimi Kaybı: İyileşen hayvanlarda gebe kalma süresi 3 ila 9 ay uzar. Buzağılama aralığının açılması inek başına 201 dolar, düve başına 207 dolar ek ekonomik kayıp yaratır.
- İşletme Bilançosu: Türkiye’de şap geçiren bir sığırın işletmeye ortalama toplam maliyeti 500 dolardır. 100 sağmallık bir işletmede hastalığın toplam zararı yaklaşık 000 dolara ulaşmaktadır. Bu zararın %10’u tedavi ve bakım, %15’i pazar kısıtlamalarından kaynaklanır.
- Makroekonomik Etki: Sevk yasakları et ve süt fiyatlarında %10-20 artış baskısı yaratır. Arz açığını dengelemek amacıyla yapılan canlı sığır ithalatı için Türkiye, 2023 yılında 1,16 milyar dolar kaynak aktarmıştır.
Şap Hastalığında Beslenme Yönetimi ve Rasyon Stratejileri
Ağız içindeki yaralar nedeniyle hayvanlar kuru ve sert yemleri çiğneyemez. Kuru madde tüketiminin 3-5 gün içinde sıfıra yaklaşması veya iki gün üst üste %20 azalması dahi subklinik ketozisi tetikler; karaciğer yağlanması ve bağışıklığın düşmesi şekillenir. Hastalığa özel antiviral ilaç bulunmadığından, doku onarımını hızlandırmanın ve verim kaybını önlemenin temeli doğru beslemedir:
- Kaba Yem Partikül Boyutu: Sert samanlar ağız yaralarını kanatır; kaba yemler çok ince kıyılmalıdır. İşkembe sağlığı için rasyon kuru maddesinde minimum %25 NDF (rasyondaki sindirilebilir kaba lif oranı) tabanı korunmalı; yaprak oranı yüksek, yumuşak, ince kıyılmış kaliteli yonca ve taze otlar tercih edilmelidir. Yoncada bulunan karotenler A vitaminine dönüşerek epitel onarımını hızlandırır.
- Sulu Yan Ürünler: Islatılmış kuru pancarı posası yumuşak lif ve şeker içeriğiyle enerji açığını kapatmaya destek olur. Meyve ve sanayi posaları (7-8 kg) tüketimi artırabilir. Silaj ise sert parçaları ağzı tahriş edebileceğinden ince kıyılarak dikkatle verilmelidir.
- Konsantre Besleme: Şap hastalığında verim kaybını virüsün kendisi kadar, hayvanın ağız yaraları yüzünden aç kalması belirler. Günlük kuru madde tüketiminin yarı yarıya düştüğü bu evrede, daha az miktarla besin yoğunluğunu artıran bir besleme stratejisi şarttır. Bu süreçte Ener10 ve Prot10 gibi konsantre yemler, rasyonun besin madde yoğunluğunu artırarak metabolik dengeyi korumada stratejik bir destek sağlar:
- Ener10: Yoğun ve dengeli enerji içeriğiyle düşen yem tüketimine rağmen enerji açığını kapatır, kan şeker seviyesini destekler, negatif enerji dengesini kırar ve subklinik ketozis gelişimini engeller.
- Prot10: Yüksek sindirilebilirliğe sahip kaliteli protein ve by-pass amino asit (metiyonin, lizin) profiliyle, doku onarımını hızlandırır ve virüsle savaşan antikor üretimini destekleyerek bağışıklık sistemine doğrudan direnç kazandırır.
- Yarı Sıvı Besleme: Karma yemler yarı yarıya ılık suyla ıslatılarak yumuşatılabilir. Kepek, melas ve vitamin-mineral premikslerinden hazırlanan ılık sulandırılmış yem, yemliğe gelmeyen hayvanlara şişe veya rumen sondasıyla günde 2-3 öğün içirilebilir.
- Sıvı ve Elektrolit Dengesi: Ateş ve salya ile kaybedilen sodyum, potasyum ve bikarbonat için oral elektrolitler ve rasyona sodyum bikarbonat eklenmelidir. Ağzı yaralı hayvan soğuk sudan kaçınacağından su 15-20 °C ılık sunulmalıdır.
- Bağışıklığı Güçlendirme ve Vitamin Desteği: A vitamini epitel dokuları yeniler. D vitamini bağışıklığı artırır (hayvanlar açık havaya çıkarılmalıdır). E vitamini ve selenyum hücre zarlarını koruyarak buzağılarda kalp kası iltihabına karşı kalkan oluşturur. Yem alımı durduğunda işkembede B vitamini üretimi bittiği için günlük B1, B2, B6, B12 ve korunmuş niasin takviyesi yapılmalıdır.
- Organik İz Mineraller ve Bitkisel Katkılar: Doku ve tırnak onarımında tüketilen çinko ve bakır organik formda (çinko-metiyonin) verilmeli; virüs replikasyonunu baskılayan yonca saponinleri, iyileşmeyi hızlandıran kekik yağı/üzüm çekirdeği polifenolleri ve Spirulina gibi mikroalglerden yararlanılmalıdır.
Semptomatik Sağaltım ve Bakım Protokolü
- İzolasyon ve Bildirim: Şüpheli hayvanlar derhal karantinaya alınmalı ve mevzuat gereği İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerine ivedilikle ihbar edilmelidir.
- Topikal Bakım: Ağız, ayak ve meme lezyonları veteriner hekim kontrolünde antiseptikli sularla günde iki kez yıkanmalıdır.
- Bakıcı Hijyeni: Karantina personeli diğer bölmelere geçmemeli, koruyucu giysi ve çizmelerini değiştirmelidir.

- Mecburi Kesim ve İmha: Zorunlu kesilen hayvanların etleri kemiklerinden ayrılarak buzdolabında en az 48 saat olgunlaştırıldıktan sonra tüketime sunulmalıdır (laktik asit virüsü inaktive eder). Virüs barındıran kan, sakatat, kemikler ile kontamine altlık ve yemler kesinlikle çevreye bırakılmamalı; yakılmalı veya derin çukurlara gömülerek kireçlenmelidir.
Biyogüvenlik ve Aşılama Stratejileri
- Giriş Dezenfeksiyonu: Ahır girişlerine sönmüş kireç veya onaylı dezenfektan içeren tablalar konulmalıdır (kuru sönmemiş kireç tırnakta kimyasal yanık yapar).
- Karantina Kuralı: Sağlık raporsuz hayvan alınmamalı; yeni hayvanlar sağlıklı görünseler dahi en az 21 gün müşahede altında tutulmalıdır.
- Rutin Aşılama ve Tekrarı: Tüm hayvanlar ilkbahar ve sonbaharda yılda iki kez aşılanmalıdır. İlk kez aşılananlarda ve salgın dönemlerinde 1 ay sonra tekrar dozu kesinlikle atlanmamalı; sürü bağışıklığı en az %80 düzeyinde tutulmalıdır.
- Sınır Bölgelerinde Üç Doz Stratejisi: Yüksek riskli sınır illerinde aşılama sıklığının 4 ayda bire (yılda 3 doza) çıkarılması hayvan başına yıllık 15,9 dolar ek net kazanç sağlamaktadır. Bu strateji 17 milyonluk büyükbaş varlığımızda ülke ekonomisine yıllık 270 milyon dolar doğrudan katkı sağlama potansiyeline sahiptir.
Sonuç olarak; koruyucu biyogüvenlik önlemlerine, düzenli aşı takvimine ve salgın anındaki özel besleme yönetimine ayrılan bütçe, ortaya çıkabilecek ağır verim kayıpları karşısında işletmeyi güvence altına alan en rasyonel yatırımdır.

Kaynakça
- Bayram, A., & Aksoy, A. (2026). Türkiye’de Şap Hastalığının Ekonomik Etkileri. Journal of Animal Science and Economics, 5(2), 127–134. https://doi.org/10.5281/zenodo.21337705
- *FAO & OIE. (2012). The Global Foot and Mouth Disease Control Strategy: Strengthening animal health systems through improved control of major diseases. Food and Agriculture Organization of the United Nations & World Organisation for Animal Health, Rome/Paris.
- *İnce, Ö. B., & Kanat, Ö. (2015). Şap Hastalığı. Etlik Veteriner Mikrobiyoloji Dergisi, 26(2), 45–51. https://doi.org/10.35864/evmd.513381
- *Oruç, A. (2025). Brusella ve Şap Hastalıkları: Türkiye’de Aşılama Stratejileri ve Ekonomik Etkiler Üzerine Derleme. ICONTECH International Journal of Surveys, Engineering, Technology, 8(4), 280–296. https://doi.org/10.5281/zenodo.17917494
- *Şentürk, S., Gümüşsoy, S., Koçak, Ö., Gülşen, N., Hayırlı, A., Kara, U., & Akkaya, A. B. (2025). Bitmeyen Salgın: Şap (TÜSEDAD Bilim Danışma Kurulu Görüş ve Önerileri Raporu). Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD), Ankara.